Sebat Haber | 'Haber Sizsiniz'

ÖNCE AHLAK

Nizamettin BEKAR

Birkaç gün önce akşam namazını camide beklerken bir Öğretmen  kardeşimiz yanımda yerini aldı. Namaz vakti gelinceye kadar sohbet fırsatı bulduk. Kardeşim benden önemli bir konu üzerinde bu haftaki yazımı yazmamı istedi. Konu  huzurevlerinde kalan yaşlılarımızın yüzde seksen civarında çocukları üniversite mezunu kişiler tarafından huzurevine atılan anne ve babalardan oluşmaktaydı dedi. Bu konu önemli bir yer almaktadır bizlerin indinde. Burada şunu açık ve net yazmak hasıl olmuştur ki günümüzde onlarca değer yargımız ortadan kalkmış durumdadır. Bunlardan biri de çocukların anne ve babalarına bakış açılarıdır. Anne ve babalar beş altı çocuk bakıp büyütür evlendirir iş güç sahibi yapar da ne hikmetse bu anne ve babalar yaşlandıklarında bir odaya sığmaz olurlar. Hop doğruca huzur evine atılmalar. Konu o kadar önemlidir ki acizane ortaokulda görevli iken yedinci sınıf çocuklarımıza İslam’da yaşlılara saygı konusunu ödev olarak vermiştim.  Çocuklarımdan iki tanesi güzel şehrim Trabzon’un huzurevlerinden birine ziyarete gitmişler. Orada ki yaşlılarla sohbet yapıp okula gelip sunum yaptılar. Ben kızlarıma huzurevinde ne gördünüz bizlerle paylaşın dediğimde kızlarım gördüklerini ve işittiklerini sınıfla beraber bizimle paylaştılar. Kızlarım devamla; Huzurevinde o zaman üç yüz yaşlı kalmakta. Hangi yaşlının yanına gitsek hepsinde bir hayat hikayesi yatmakta. Yaşlılardan bir teyzemizle sohbet ederken yaşlı teyzemiz hüngür hüngür ağlamaya başlayarak şöyle dedi; Benim altı çocuğum var. Bunları okutup iş güç sahibi yapıp evlendirdim. Babaları kocam öldükten sonra çocuklarım beni buraya attılar. Torunlarımı bile göstermiyorlar diyerek hüngür hüngür ağlamaya başladı dedi kızlarım. Ülkem geneli tüm huzurevlerinde aynı durum söz konusu. Huzurevlerinde kime gidilse hep aynı hayat hikayesi karşımıza çıkmaktadır. Konum buraya geldiğinde Sanatçı Mahsun KIRMIZIGÜL yaptığı bir basın açıklamasında ne tuhaftır ki çocuklarımız okudukça anne ve babalarını fazlalık görüp huzurevine atmaktadır. Bu işte bir tuhaflık var dedi. Öyle ise eğitim durumumuzu gözden geçirmemiz lazım gelmektedir. Bu çocukları okusun mesleklerini ellerini alsınlar demekten ziyade okuyup adam olsun demedikçe zannımca bu çocuklarımız ellerimizden çıkıp gidecek. Yaşanmış bir olay anlatayım ne demek istediğim daha iyi anlaşılsın. Bir baba oğlunun ahlakını beğenmez. Ona senden adam olmaz dermiş. Vakta ki oğlu okuyup vali olunca babasına yanına çağırmış : Baba geldiğinde de vali oğlu sen bana  adam olmazsın derdin.  Fakat bak ben okudum vali oldum dediğinde de babası oğlum ben sana okuyamazsın demedim ben sana adam olmazsın dedim. Bak sen bana geleceğine beni ayağına çağırıyorsun der. Bu yaşanmış olay bile günümüz gençliğinin ne boyutlarda değer kaybı yaşadığını en güzel bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu yazımda ayetlerle konuya devam edeceğim. Rabbimiz onlarca ayetlerinde “ Anne ve babanıza iyilikte bulunun. “ der. Hatta konu o kadar önemlidir ki “ Anne ve babanıza of bile demeyin . “ diyerek biz çocuklarına anne ve babamızla nasıl bir diyaloğumuz olacağını ortaya koymaktadır. Peygamberimize baktığımız zaman konu daha bir önem arz etmektedir. Peygamberimiz mübarek bir sözlerinde şöyle buyurmaktadır; “ Allah’ın rızası anne ve babanın rızasıdır. Allah’ın kızgınlığı anne ve babanın kızgınlığıdır. “ diyerek anne ve babamızla yaşlandıklarında nasıl bir ilişkiye gireceğimizi bizlerin izanlarımıza anlatmaktadır. Konu o kadar önemlidir ki Peygamberimiz mübarek sözlerinin birinde anne ve babalarına isyan edenlerin cennetin kokusunu bile alamayacaklarına ifade adına şöyle buyurmaktadır; “ Bir evlat anne ve babasıyla yada annesiyle yada babasıyla yaşlandıklarında onların hizmetinde bulunup Allah’ın rızasını alamazsa burnu yerde sürünsün bunu yerde sürünsün burnu yerde sürünsün “ diyerek anne ve babalarına karşı isyan bayrağı açıp onlara ziyadesiyle rahatsız eden evlatların dünyada ve ahrette rahat etmeyeceklerini ortaya koymaktadır. Dünya ve ahret mutluluğu anne ve babanın rızasındadır…    

10 Ekim 2018 Çarşamba 18:08

http://www.sebathaber.com/yazar/once-ahlak-1040.html